Olimpos Likya Antik Kenti

Olimpos yapı itibariyle sizlere sadece deniz-kum-güneş tadında bir tail sunmaz , denizin en temizi , kumsalın en güzelinin yanı sıra hem doğal yapısı hem de tarihi dokusuyla ruhunuzu okşar. Kuş sesleri ile uyanacağınız ağaç evlerde portakal ve nar ağaçları arasında kahvaltınızı edebilir , sonrasında denizin veya havuzun tadını çıkarabilirsiniz.

Tarihle ilgili olanlar ise Olimpos’ta çok şanslılardır. Olimpos Antik Kenti , Musa Dağı’nda bulunan yine antik kalıntılar sizleri zaman içerisinde bir yolculuğa taşır. MitolojininOlympos’ta başladığı söyleminden yola çıkarak sizleri ne gibi tarihi güzelliklerin beklediğini tahmin edebilirsiniz.

Olimpos Antik Kenti hakkında ise sizlere kısa ansiklopedik bilgi anlamında şu metni sunabiliriz :

Olympos Antik Kenti

Olympos Antik Kenti, Antalya’nın 80 km güneyinde ve Antik Likya Bölgesi içindedir. DoğudanAkdeniz’e açılan Olympos Antik Kenti, ortasından geçen Akçay (Olympos Çayı) ile ikiye bölünür. Bu konumuyla tarih boyunca liman kenti olma özelliği taşıyan Olympos, günümüze gelen antik kentler arasında farklı bir yapı sergiler. Olympos kelimesinin Yunanca kaynaklo olmadığı düşünülmektedir. Bu adın kaynağı ve anlamı tam olarak açıklanmamakla birlikte, eskiAnadolu dillerinden geldiği ve genellikle “yüksek dağ, ulu dağ” anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Kentin kesin kuruluş tarihi bilinmemektedir. Tarih sahnesinde Olympos Likya Birliği içinde bastığı sikkeler ile MÖ 168-78 yıllarında ilk kez görülür. Olympos bu birlik içinde üç oy hakkına sahip, altı ayrıcalıklı kentten birisidir. Hatta bazen birlik başkanının bu kentten çıktığı saptanabilir. MÖ 80 yılında kent, korsanların eline geçmiştir. Ünlü Korsan Zeniketes’in Olympos yakınlarındaki bir kalede oturduğu bilinmektedir. Anadolu kıyılarındaki ve dağlık bölgelerdeki karışıklıklar üzerine bölgeyi korsanlardan temizlemek için, Romalı komutan ve senatör Publius Servilius Vatiakomutasındaki Roma Donanması MÖ 78 yılında Gelidonya Burnu’nda yapılan üç deniz savaşını da kazanarak Zeniketes’in ünlü kalesini yerle bir etmiştir. Zeniketes’in ölümünden sonra komşu kentlerle beraber Olympos da Roma’nın eline geçmiştir. Bu dönemlerde Hephaistos, Zeus veApollon kültlerinin Olympos’ta tapınım gördüğü bilinmektedir.

Roma İmparatorluk döneminde de Olympos Likya Birliği’nin seçkin üyelerinden biri konumundadır. M.S. 2. yüzyılın sonları ile M.S. 3. yüzyılınbaşlarına tarihlenen mezar yazıtından, Marcus Aurelius Arkhepolis’in Likya Birliğinde Lykiarkh (Likya Birliği Başkanı) olarak görev yaptığı ortaya çıkmıştır.

Kuzey Nekropol

Kuzey Nekropol, Akçay (Olympos Çayı) ile ikiye bölünen kentis kuzeyinde yer alır. Bu bölgede yaklaşık 113 mezar tespit edilmiştir. Güney Nekropoldeki mezarlar genellikle bitişik yapılmışken burada mezarlar arasında mesafeler bırakılmış ve belli bir aksa göre konumlandırılmaya önem verilmemiştir. Kanallar ve mozaikli yapının yer aldığı bölümde ise, Olymposlu Lykiarkh Marcus Aurelius Arkhepolis’in anıtsal mezarı ve Antimakhos’ın lâhdi yer almaktadır. Lykia tipi lâhdin etrafı Bizans dönemine ait yapılarla kuşatılmıştır. Bizans döneminde kentte, Nekropol içinde kiliselerin bulunması, geç dönemlerde de Roma mezarlarının kullanıldığını düşündürmektedir. Kuzey Nekropolde M.S. 1. yüzyıldan itibaren gömü yapılmış ve M.S. 3. yüzyıl içinde de decam etmiştir. Olasılıkla Bizans döneminde de bu mezarlar yeniden kullanılmıştır.

Kaynak : wikipedia.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anti-Spam Quiz: